Biorezonans Yöntemi ile Sigarayı Bırakma

Biorezonans yöntemi ile sigarayı bırakma ve sağlıklı bir hayata kavuşmak son yıllarda oldukça popüler bir yöntem. Yöntemi ve işleyişini anlayabilmek için, öncelikle biorezonans’a değinmek doğru olacak.

Biorezonans Yöntemi nedir?

Biorezonans terapi en anlaşılır haliyle, maddelerde bulunan elektromanyetik frekansların kullanılmasıdır. Bu tedavi yöntemi, ilk olarak alerji kapsamında yürütülen çalışmalarda adını duyurmuştur. Alerji çoğunlukla, sürekli devam eden cilt problemleri, alerjik astım yahut saman nezlesi gibi problemlerle kendisini gösterir. Biorezonans çalışmaları ne tür alerji olursa olsun, hiçbir aşı ya da ilaç kullanılmadan yapılır. Sadece elektromanyetik frekanslar uygulanarak biorezonans çalışmaları yapılmakta, alerjen maddelere karşı vücut duyarsızlaştırılmaktadır.

Biorezonans ve Sigarayı bırakma

Sigarayı bırakmak, kimileri için çok basit ve hemen hayata geçirilebilen bir karardır. Fakat özellikle ülkemizde sigarayı bırakma konusunda başarısız olan çok geniş bir kitle mevcut. Bu kitlenin birazı çeşitli yöntemlerle sigarayı bırakmış, birazı bırakıp tekrar başlamış, diğerleri ise hiç başaramamıştır.

İşte bu aşamada, alerjen maddeler karşısında başarılı biorezonans yöntemi, sigara alışkanlığı alanında da denenmeye başlanmıştır. İlk kez Polonya’lı bir doktor tarafından, sigara alışkanlığına bir alerjen gibi yaklaşılmış ve biorezonans yöntemi ile vücudun sigaraya olan alışkanlığı duyarsızlaştırılmak istenmiştir.

Elde edilen inanılmaz sonuçlar neticesinde de, Avrupa dahil birçok ülkede biorezonans yöntemi ile sigarayı bırakma çalışmaları yaygınlaşmıştır.

Biorezonans Yöntemi ile Sigara Bırakma Uygulamaları

Uygulama yöntemi, tamamen vücudun var olan alışkanlığa duyarsızlaştırılması amacını taşımaktadır. Bu bağlamda, kişinin kullandığı sigara frekansının (her maddenin bir frekansı vardır), tam ters olarak vücuda geri verilmesi şeklinde sağlanır.

Şöyle ki, içilen sigaranın içinde bulunan nikotin ve 4000 kadar zararlı ve zehir içeren maddenin frekansları, Biorezonans makinası tarafından tespit edilir ve ters frekans oluşturularak elektrotlar yardımıyla kişinin vücuduna gönderilir. İşlem sırasında birey hiçbir ağrı, sızı hissetmez. Zehirli etken maddelerin vücutta yarattığı etki, zıt frekanslar ile nötr hale getirilir. Bu işlem, bir nevi detoks etkisi yaratmaktadır. Zehirli etkilerin vücuttan dışarı atılması itibariyle, seansın ardın bireyler ciltlerinde yağlı bir salgı gözlemleyebilir.

Seansın Ardından

Biorezonans’ın ardından bireyler hemen etkiyi hissetmeye başlamaktadır. Tam etkinin oluşması ise seansın ardından 48 saat geçince başlayacaktır. Bu 48 saat içerisinde özellikle bol su tüketmek (günde en az 3-4 litre) büyük önem taşır. Zehirli maddelerin vücuttan atılmasını su ile hızlandırmak mümkündür. Yine bu süreç içerisinde alkolden uzak durmalı, dilinizde sigara ve kül kokusu karışık bir tat, bir koku gözlemleyeceğinizi bilmelisiniz. Bunun nedeni, dışarı atılan zararlı maddelerdir.

Biorezonans uygulamasının hiçbir zararı olmamakla beraber, yine de hamileliğinin ilk 3 ayı içerisinde olanlarda ve kalp pili taşıyanlarda bu yöntem uygulanmamaktadır.

İstanbul Biorezonans Merkezi

Scroll to Top