Son dönemin parlayan yıldızı, modern tıbbın en büyük destekleyicisi biorezonans terapi tedavisi akla gelebilecek yüzlerce hastalığın tedavisinde ön plana çıkmaktadır. Biorezonans terapilerinin kullanım alanları. Alerjik özellikli hastalıklardan eklem rahatsızlıklarına, besin intoleransından spor yaralanmalarına, sigara – alkol – madde bağımlılığından kilo vermeye kadar birçok farklı alanda etkili olabilmektedir.

Biorezonans terapi uygulaması vücudumuzun sistematik işleyişinden esinlenilerek hayata geçirilmiştir. İnsan vücudu elektromanyetik titreşimler yayarken frekanslar açığa çıkarır. Ancak bu frekansların birbiriyle uyumlu işleyişi çeşitli etkenlerle bozulmaktadır. Bu etkenlerin başında gelen bakteriler, virüsler, alerjenler, sigara ya da alkol kullanımından kaynaklı oluşan uyaranlar var olan frekans uyumunu bozmaktadır. Biorezonans terapisi tam da bu noktada devreye girerek eski frekans uyumunu yakalamayı hedefler. Tedavi için özel olarak geliştirilmiş rezonans cihazı ile yapılmaktadır. Üstelik tedavinin kısa sürede olumlu dönüt açığa çıkarması ve hasta seçiminde seçici olmaması yani hemen her hastaya uygulanabilir özellikte olması gibi etkenlerle tedavi tercih nedeni olmaktadır.

Biorezonans terapi uygulaması öncesi hastanın bir dizi teste tabi tutulması gerekir. Bu sayede hasta için uygulanacak biorezonans tedavisi de şekillendirilmiş olur. Testlerin sonucuna göre netleştirilen tedavi bir anlamda kişiye özgü özellikler taşır. Bu tedavide hiçbir kimyasal içerikli ilaca başvurulmaz. Bu özelliğiyle de sağlık dostu olduğunu söylemek mümkündür.

Tedavinin başarı yüzdesi oldukça yüksek olmakla birlikte hastanın hazır bulunuşluk düzeyine, hastalığının ilerlemişlik düzeyine ve hastanın tedaviye yatkınlık göstermesine göre değişkenlik göstermektedir. Bu gelişmiş modern tedavi yöntemi seanslar şeklinde uygulanmakta ve hastalık türüne göre seans sayısında değişiklik olabilmektedir. Bununla birlikte tedavinin seans sayısı 10’ u geçmemekte ve hemen her hasta için kurtarıcı olmaktadır.

Biorezonans terapi uygulaması klasik tıbbın destekleyici olarak ön plana çıkmaktadır. Yani bilinen bir yanlışın altını çizmek gerekirse kendi kendine bir tedavi şekli ya da alternatif tıp adıyla anılmamalı bunun yerine klasik tıbbın destekleyicisi olarak bilinmelidir. Kurallara tam anlamıyla uyulması, tedaviye devamlılık gösterilmesi durumunda yöntem % 90 a yakın başarı tablosu çizer.

Kampanya başladı.

Detaylar için tıklayınız.
close-link