fbpx

Biorezonans yöntemi ile sigarayı bırakma ve sağlıklı bir hayata kavuşmak son yıllarda oldukça popüler bir yöntem. Yöntemi ve işleyişini anlayabilmek için, öncelikle biorezonans’a değinmek doğru olacak.

Biorezonans Yöntemi nedir?

Biorezonans terapi en anlaşılır haliyle, maddelerde bulunan elektromanyetik frekansların kullanılmasıdır. Biorezonans, ilk olarak alerji kapsamında yürütülen çalışmalarda adını duyurmuştur. Alerji çoğunlukla, sürekli devam eden cilt problemleri, alerjik astım yahut saman nezlesi gibi problemlerle kendisini gösterir. Ne tür bir alerji olursa olsun, hiçbir aşı ya da ilaç kullanılmadan, sadece elektromanyetik frekanslar uygulanarak biorezonans çalışmaları yapılmakta, alerjen maddelere karşı vücut duyarsızlaştırılmaktadır.

Biorezonans ve Sigarayı bırakma

Sigarayı bırakmak, kimileri için çok basit ve hemen hayata geçirilebilen bir karar olsa da, özellikle ülkemizde sigarayı bırakma konusunda başarısız olan çok geniş bir kitle mevcut. Bu kitlenin bir kısmı çeşitli yöntemlerle sigarayı bırakmış, bir kısmı bırakıp tekrar başlamış, bir kısmı ise hiç başaramamıştır.

İşte bu aşamada, alerjen maddeler karşısında başarıyı yakalayan biorezonans yöntemi, sigara bağımlılığı alanında da denenmeye başlanmıştır. İlk kez Polonya’lı bir doktor tarafından, sigara bağımlılığına bir alerjen gibi yaklaşılmış ve biorezonans yöntemi ile vücudun sigaraya olan bağımlılığı duyarsızlaştırılmak istenmiştir.

Elde edilen inanılmaz sonuçlar neticesinde de, Avrupa dahil birçok ülkede biorezonans yöntemi ile sigarayı bırakma çalışmaları yaygınlaşmıştır.

Biorezonans Yöntemi ile Sigara Bırakma Uygulamaları

Uygulama yöntemi, tamamen vücudun var olan bağımlılığa duyarsızlaştırılması amacını taşımaktadır. Bu bağlamda, kişinin kullandığı sigara frekansının (her maddenin bir frekansı vardır), tam ters olarak vücuda geri verilmesi şeklinde sağlanır.

Şöyle ki, içilen sigaranın içinde bulunan nikotin ve 4000 kadar zararlı ve zehir içeren maddenin frekansları, Biorezonans makinası tarafından tespit edilir ve ters frekans oluşturularak elektrotlar yardımıyla kişinin vücuduna gönderilir. İşlem sırasında birey hiçbir ağrı, sızı hissetmez. Zehirli etken maddelerin vücutta yarattığı etki, zıt frekanslar ile nötr hale getirilir. Bu işlem, bir nevi detoks etkisi yaratmaktadır. Zehirli etkilerin vücuttan dışarı atılması itibariyle, seansın ardın bireyler ciltlerinde yağlı bir salgı gözlemleyebilir.

Seansın Ardından

Biorezonans’ın ardından bireyler hemen etkiyi hissetmeye başlamaktadır. Tam etkinin oluşması ise seansın ardından 48 saat geçince başlayacaktır. Bu 48 saat içerisinde özellikle bol su tüketmek (günde en az 3-4 litre) büyük önem taşır. Zehirli maddelerin vücuttan atılmasını su ile hızlandırmak mümkündür. Yine bu süreç içerisinde alkolden uzak durmalı, dilinizde sigara ve kül kokusu karışık bir tat, bir koku gözlemleyeceğinizi bilmelisiniz. Bunun nedeni, dışarı atılan zararlı maddelerdir.

Biorezonans uygulamasının hiçbir zararı olmamakla beraber, yine de hamileliğinin ilk 3 ayı içerisinde olanlarda ve kalp pili taşıyanlarda bu yöntem uygulanmamaktadır.

İstanbul Biorezonans Merkezi

Kampanya başladı.

Detaylar için tıklayınız.
close-link