fbpx

Besin intoleransı bazı besinlere karşı vücudumuzun verdiği tepkidir. Tanı konulup anlaşılması çoğu zaman güç olan bu tepkileri vücutta eklem bölgelerinde ağrı, gaz ,şişlik, ödem, baş ağrısı, halsizlik gibi semptomlarla görmek mümkün.

Vücuda alınan besinlerin sindirim aşamasında problem yaşanmasıyla vücudun besini sindiremeyip gösterdiği bu reaksiyonların, alerjiden farklı olarak, ileri yaşlarda da ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Başlangıçta fark edilemeyen risk grubu besinlerin tüketilmeye devam edilmesi halinde bu besinlere karşı vücut mekanizmasında zayıflama görülür ve reaksiyonlar şiddetlenerek kendisini daha belirgin hale getirebilir. Bunların yanı sıra gıda intoleransını stres, travma, uzun süreli ilaç kullanımı, viral rahatsızlıklar tetikleyebilir.

Besin intoleransı ile gıda alerjisi aynı mı?

Ayrıca gıda alerjisi ile gıda intoleransını birbirine karıştırmamak gereklidir. Bireyler kendilerine  alerjen olan besinleri vücutlarına aldıkları andan itibaren vücut  reaksiyon gösterir ve besinin miktarının bu noktada önemi yoktur. Birey alerjen olan besin ögesini tüketmemelidir. Fakat gıda intoleransı olan kişiler tedavi sürecinin ardından azar azar besinleri deneyerek kendilerini kontrol edip tüketebilir hale gelir.

Günümüzde gıda intoleransına sahip bireylerin prevelansı gün geçtikçe artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunun yarısında Gıda İntoleransı bulunmaktadır. 1 milyar kişide tanısı konmuş Gıda İntoleransı vardır ve WHO, bu rakamın 2015’te 2,5 milyara ulaşacağını öngörmektedir. (WHO, JUNE 2006)  Gıda intoleransına bağlı olarak bireylerde kilo vermede güçlük, ağrı, migren atakları, kabızlık, şişkinlik, solunum yolu hastalıkları ve barsak hastalıkları görülebilir. Bireylere düşen en önemli görev  vücutlarını tanımak, şüphe duydukları noktada uzman kişilerden destek almaktır.

 

Kampanya başladı.

Detaylar için tıklayınız.
close-link